1 Temmuz 2014

Camın Ve Grevin Ustaları Haklarını Arıyor / Aziz Çelik

Camın ve grevin ustaları haklarını arıyor / Aziz Çelik 
Camın ustaları, cam işçileri yine greve çıktı. Kristal-İş Sendikası üyesi 5800 Şişecam işçisi 10 fabrikada 20 Haziran’da greve çıktı.

Cam işçileri insanca yaşayacak bir ücret ve iş güvencesi istiyor.

Cam işçileri temel bir hak arama aracı olarak grevi kullanıyor ve herkese hatırlatıyor.

1935 yılında kurulan Şişecam’ı dünya devi yapan cam ustaları grevde.

Türkiye İş Bankası’nın amiral gemisi olan Şişecam grubu bir dünya şirketi. Dünyanın önde gelen cam devleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Bulgaristan, Gürcistan’ın da aralarında olduğu çok sayıda ülkede yatırımı var. Dünyanın neredeyse bütün ülkelerine cam satıyor.

Cam işçileri ışıltılı pırıl pırıl camları üretir. Muhteşem gökdelenler, plazalar onların ürettikleri ile kaplanır. Son model otomobillerde onların ürettiği camları görürsünüz. Yazın sıcağında içtiğiniz meşrubatın şişesini onlar üretir, dost sofralarındaki rakı bardaklarını da onlar üretir.

Ancak Şişecam işçilerinin çalışma ve yaşama koşulları ürettikleri camlar kadar berrak ve ışıltılı değil.

Camcılık ağır iştir. 100 desibel gürültü içinde 1500 derecelik ağır cam fırınları karşısında çalışırlar. O ışıltılı camlar ağır işçilik ürünüdür.

İşçilerin bir bölümü asgari ücretle çalışır. Ortalama ücretleri 1400 lira civarındadır. Son yıllarda genç işçi sayısının artışı ile reel ücretlerinde önemli gerilemeler yaşandı.

Cam işçileri düşük ücretlere iyileştirme ve ortalama ücretlere insanca yaşayacak zam istiyor.

Cam işçileri sadece camın değil grevin de ustasıdır.

1947’den beri sendikalıdırlar. 1965’ten bu yana Kristal-İş Sendikası’nın üyesidirler.

Son yedi grevin ve dört direnişin tanığıyım. Otuz yıla yakıdır onların içindeyim.

Cam işçisi haklarını almak için direnmesini bilir, geleneklerini kuşaktan kuşağa aktarır.

Çok badireler atlatmıştır. 1966’da Süleyman Demirel grevlerini yasaklamıştır, 1980’de Kenan Evren, 2003 ve 2004’te ise Tayyip Erdoğan.

Ancak Şişecam işçisi sendikal hareketin içinde bulunduğu büyük durgunluğa inat bir kez daha grevin bir hak arama aracı olduğunu göstererek greve çıktı.

Cam işçilerinin başarısı ,sadece onların değil, hak arayan herkesin başarısı olacak.

Cam işçilerinin başarısı, grevin bir hak arama aracı olduğunu tekrar hatırlatacak.

Cam işçilerinin başarısı, başka türlü bir sendikacılığın mümkün olduğunu gösterecek.

O yüzden, haydi unutmayalım bu dayanışmayı!

 Kaynak T24 /Aziz Çelik, T24

27 Haziran 2014

Bakanlar Kurulu Şişecam Grevini Erteledi

Bakanlar Kurulu Şişecam Grevini Erteledi 
Bakanlar Kurulu, 20 Haziran 2014'de başlayan Şişecam grevini 'milli güvenliğe tehdit' oluşturduğu gerekçesiyle 60 gün erteleme kararı aldı.

Kristan İş Sendikası üyesi 5 bin 800 Şişecam işçisinin 20 Haziran tarihinde başlattıkları grev  milli güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Bakanlar Kurulu kararıyla 60 gün erteledi.

Bakanlar Kurulu’nun konuya ilişkin kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Kararda, "Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketine bağlı işyerlerinde Kristal-İş Sendikası tarafından uygulanmakta olan grevin, genel sağlığı ve millî güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden 60 gün süreyle ertelenmesi; 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25/6/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır." ifadeleri yer aldı.

20 Haziran'da başlayan greve Kristal-İş, Paşabahçe Cam Sanayi A.Ş'nin Kırklareli, Mersin, Eskişehir fabrikaları, Anadolu Cam Sanayi A.Ş'nin Mersin fabrikası, Trakya Cam Sanayi A.Ş'nin Trakya Düz Cam, Trakya Otocam ve Mersin fabrikaları, Anadolu Cam Yenişehir Sanayii A.Ş., Trakya Cam Yenişehir Sanayii A.Ş. ve Cam Elyaf Sanayi A.Ş.’de çalışan işçileri katılıyordu.

10 Haziran 2014

DİSK Taşeron Yasa Tasarısına İlişkin Görüşlerini Açıkladı: Taşeronsuz Bir Türkiye İçin Mücadeleye Devam

DİSK Taşeron Yasa Tasarısına İlişkin Görüşlerini Açıkladı: Taşeronsuz Bir Türkiye İçin Mücadeleye Devam
DİSK, taşeronsuz bir Türkiye için mücadeleye devam kararı aldı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko "Taşeron Yasası"  olarak da bilinen, “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nda taşeronlaştırma ile ilgili düzenlemelere ilişkin bir açılama yaptı.  

DİSK'in Taşeron Yasası'na ilişkin açıklaması şöyle: 

Taşeronsuz bir Türkiye için mücadeleye devam!
Bilindiği üzere dün DİSK, Türk-İş ve Hak-İş Başkanları 5 Haziran 2014 tarihinde Başbakan Erdoğan ile görüşerek, üç konfederasyonun torba yasa tasarısındaki taşeronlaştırma ile ilgili 5 maddeye dair çekincelerini iletmiştir. Bu görüşmenin ardından akşam saatlerinde DİSK, Türk-İş ve Hak-İş, Hükümet ve Bakanlıkların yönetici ve temsilcilerinin katılımı ile Meclis’te söz konusu 5 madde ile ilgili bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu toplantının sonuçlarına ilişkin olarak Konfederasyonumuzun değerlendirmesi aşağıda sunulmuştur:
  • Üç Konfederasyonun ortak görüş hazırladığı 5 maddenin 4’ü taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaştırılması ve kuralsızlaştırılmasına yol açabilecek maddelerdir, diğer madde ise taşeron işçilerin sendikalaşma ve toplu pazarlık hakkına ilişkindir.
  • Toplantının sonucunda, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaştırılması ve kuralsızlaştırılmasına yol açabilecek maddelerin bazılarının tümünde, bazılarında ise kısmen taleplerimiz karşılanmıştır.
  • “Muvazaanın” tespiti halinde taşeron işçilerinin asıl işverenin işçisi haline gelmesini engelleyen tasarının 1. maddesi tümüyle geri çekilmiştir. Bu maddede talebimiz tümüyle kabul görmüştür.
  • İş müfettişlerinin “muvazaa” incelemesi ve tespiti yapma yetkisini kaldıran tasarının 10. maddesi ile ilgili olarak; müfettişlerinin bu yetkisi korunurken, müfettişlerin tespitinin ardından iş mahkemesine idare tarafından itiraz edilmesi zorunlu hale getirilmiş, itiraz süresi 30 işgücüne çıkarılmış ve ayrıca Yargıtay’a temyiz yolu (Yargıtay’ın kararını belli bir süre zarfında vermesi zorunluluğunun getirilmesi ile birlikte) açılmıştır. Üç konfederasyonun ortak talebinin mevcut düzenlemenin korunması olduğu göz önünde bulundurulduğunda, talebimizin kısmen karşılandığı ancak özellikle Yargıtay’a temyiz yolunun açılması ile birlikte müfettiş incelemesi ile muvazaanın hızlı bir biçimde tespitinin önüne geçildiği söylenebilir.
  • Üç konfederasyonun tümüyle kaldırılmasını talep ettiği tasarının 11. maddesinde, Bakanlar Kuruluna verilen “yardımcı işleri tespit etme yetkisi” ile ilgili olarak “yerleşik yargı içtihatlarının esas alınması” şartı ilave edilmiş; kamunun asıl işlerini taşerona vermesi ile ilgili olarak öngörülen “yeterli nitelik veya sayıda personel olmaması durumunda” ifadesi madde metninden çıkarılmıştır. Sonuç olarak ortak talebimiz tümüyle karşılanmamış olmamakla birlikte, Bakanlar Kurulu’na tanınan yetki kısmen sınırlanmış ve Yargıtay içtihatları ölçütüne bağlanmış; kamuda taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşmasına neden olabilecek bir ifade yasadan çıkarılmıştır.
  • Üç konfederasyonun tümüyle kaldırılmasını talep ettiği ve muvazaanın tespiti halinde işçilerin kamunun işçisi sayılmasını engelleyen tasarının 12. maddesinin 4. fıkrası madde metninden tümüyle çıkarılmış ve talebimiz tümüyle karşılanmıştır.
  • Taşeron işçilerin sendikalaşma ve toplu pazarlık hakkını düzenleyen tasarının 13’üncü maddesi ile ilgili olarak, üç konfederasyon, “toplu iş sözleşmesinin doğrudan asıl işveren ile yapılması ve toplu sözleşmeden doğan maliyet farkının idare tarafından ödenmesinin zorunlu hale getirilmesini” talep etmiştir. Bu talebimiz kabul görmemiş olmakla birlikte, sendikanın yetki aldığı alt işverenin kamu işveren sendikasına yetki vermesini ve dolayısıyla ücret farkı ödenmesini zorunlu hale getiren bir düzenleme öngörülmüştür. Bu düzenlemenin Anayasa’ya uygun olmadığı tarafımızca ifade edilmiştir.
  • Sonuç olarak, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşması ve kuralsızlaştırılması, taşeron işçilerinin kamunun işçisi olmasının tek olanağının da ortadan kaldırılmasına yol açabilecek düzenlemelerin kısmen geri çekilmesi sağlanmıştır.
  • Anımsatmak isteriz ki, DİSK, taşeronlaştırmanın tümüyle yasaklanmasını ve hem kamuda hem özel sektörde taşeron işçilerinin asıl işverenin işçisi sayılmasını savunmaktadır ve savunmaya devam edecektir. Meclis’e sevk edilen tasarı ise taşeronlaştırmanın yasaklanması ya da sınırlanması bir yana taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşmasına yol açabilecek düzenlemek içermektedir. Bu anlamda, üç konfederasyonun ortak hareket ederek, en azından taşeronlaştırmaya ilişkin mevcut sınırlama ve düzenlemelerin korunması için bir süreç işletmesi ve bu konuda kısmen mesafe kat etmesi önemlidir.
  • Bununla birlikte tasarı, öneri ve taleplerimiz doğrultusunda değiştirilmiş haliyle dahi temel talebimizi karşılamaktan uzaktır. Taşeronlaştırma gerçeği orta yerde durmaktadır. İş Yasası’nda korumaya gayret ettiğimiz taşeronlaştırmayı sınırlandıran hükümlere rağmen taşeronlaştırmanın yasaya da aykırı biçimde ne kadar yaygınlaştığı ortadadır. Uygulanmayan muvazaa kararları hala mevcuttur, taşeron işçilerinin sendika üyelikleri geçerli sayılmamaktadır. Soma’da yaşanan maden faciası ve bu facianın ne ilk olduğu ne de son olacağı gerçeği önümüzde durmaktadır.
  • Bütün bu gerçeklerden hareketle, DİSK, taşeronlaştırmanın tümüyle yasaklanması için mücadelesini sürdürmeye, müzakereyi mücadele ile birlikte yürütmeye, işyerlerinde ve alanlarda mücadele etmeye devam edecektir. DİSK tüm emek ve meslek örgütlerini, emekten yana tüm güçleri, sendikalı ya da sendikasız, taşeron ya da değil tüm işçileri ve emekçileri, taşeronsuz bir Türkiye için mücadele etmeye davet etmektedir.

Türk iş Başkanlar Kurulu Taşeron Yasası Bildirisi

Türk-iş Başkanlar Kurulu Taşeron Yasası Bildirisi
Türk-İş Başkanlar Kurulu kamuoyunda “taşeron yasası” olarak bilinen, "İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nı değerlendirmek üzere 4 Haziran 2014 çarşamba günü Ankara’da olağanüstü toplanmıştır.

Türk- İş Başkanlar Kurulu aşağıdaki hususların kamuoyuna duyurulmasına karar vermiştir.

Türk-İş Başkanlar Kurulu Bildirisi:

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevkedilen “İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi konusunda sosyal taraflarla paylaşım yapılmamış ve katkıları istenmemiştir.

  • Çalışma yaşamının kanayan yarası olan ve kamuoyunda “taşeron” olarak bilinen alt işveren uygulamasının yol açtığı sorunların çözümüne yönelik olarak hazırlandığı ileri sürülen bu tasarı ile birlikte Soma’da meydana gelen facianın görünür kıldığı sorunların çözümü de birlikte düşünülmektedir.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu toplantısında, taşeron yasasında getirilmek istenen düzenlemelerin içeriğine yönelik yapılan sunumu, üç işçi konfederasyonu TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK Genel Başkanlarının 03 Haziran 2014 Salı günü Konfederasyonumuz genel merkezinde yapılan toplantı sonrası vardıkları mutabakatı ve hazırlanan önerileri olumlu karşılamıştır.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanan tasarının, yasalaşma sürecinin her aşamasında yakından izlenmesinin önemine işaret etmiş, gelişmeler dikkate alınarak gerektiğinde etkin eylemlerin yapılmasını kararlaştırmıştır.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Üç İşçi Konfederasyonu Genel Başkanlarının Başbakan ile toplantı devam ederken yaptıkları görüşmenin sonuçlarını ayrıca değerlendirmiş, ortak önerilerin önemli ölçüde kabul edilmesini ve aynı gün oluşturulacak bir çalışma grubunda üst düzeyde konunun yeniden sosyal taraflarla müzakeresini, çözüm yolunda olumlu ve dikkatle izlenen bir adım olarak değerlendirmiştir.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek üzere sürekli toplantı halinde bulunma kararı almıştır. Aynı gün geç saatlere kadar Üç İşçi Konfederasyonu Genel Başkanları müzakereleri sürdürmüş, yapılan çalışmalar sonrası mutabakatla hazırlanan ortak öneriler önemli ölçüde kabul edilmiştir.

  • Maden işçileri için getirilmesi öngörülen düzenlemeler olumlu karşılanmıştır.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, başta Yatağan enerji santralleri ile madenler olmak üzere özelleştirmenin durdurulmasını talep etmektedir.

  • TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Soma’da 301 maden şehidi ile birlikte iş kazalarında hayatını kaybeden tüm işçi arkadaşlarımızı rahmetle anmakta, yakınlarına sabır dilemektedir. Meydana gelen facia ile ilgili gelişmelerin takipçisi olarak sorumluların en kısa zamanda cezalandırılması talebimizi bir kez daha ifade ediyoruz.” 

sendikam haber

En Çok Okunanlar